3 Nisan 2009 Cuma

M'asal


Ben, avuçlarımı bir bıçakla keser gibi sevdim seni.
Ne/densizce…
Çünkü seni sevmek,
Göç mevsimi gelmiş bir güvercinin yuvasından ayrılamaması gibiydi.
Seni sevmek,
Dalgaların yıkacağını bile bile tekrar yapmaktan usanmadığım kaleler gibiydi.

Bir çok saç döktüm.
Çokca saçlarıma düğümlediğin yarım masalları döktüm.
Böbreklerime taş gibi oturan gülüşlerini döktüm.
Ardından düşlerimi sellere maruz bırakan
Göz yataklarımdan ne çok yaş döktüm.
Ama sen hep gittin.
Hiç görmedin !

Ah bu kaçıncı fay çıkışı dudaklarımdan !?
Oysa şimdi ağlasam,
İklimini değiştirebilirdim o kurak şehrin !

Hiçbir dine uymayan inançlara sahipti gözlerin.
Aslında seni sevmek,
Biraz da aykırı gelmekti anayasaya ki
Yasaları ihlal edip
Maddesel yollarla girmeye çalışırdım hep bedenine.
Çünkü seninle beni içeren denklemler
Hiçbir zaman laikliği vermemişti !

Üzerine bastığım bir karıncanın
Yaşayabilme ihtimaliydin sen.
Hep gidilmesi en zor çizgideydin.
Ve ben seni,
Bedenimi tüketircesine sevmiştim !


İlknur Er

0 yorum:

Yorum Gönder

 

düş Copyright © 2008 Black Brown Art Template by Ipiet's Blogger Template